Üyelerimizden
Dr. Nalan Yıldız
İl Sağlık Müdürlüğü

Evlilik Öncesi Sağlık Testleri Prosedür mü, Gereklilik mi?

Evlilik hazırlığı şüphesiz ki evlenecek çiftler için yoğun hazırlıkların,koşuşturmaların yaşandığı ve bazı durumlarda ailelerin de işe karıştığı oldukça zorlu bir süreç..
Bu yoğun tempodaki hazırlıkların ortasında bir de çiftlerin nikah işlemleri için, aşmaları gereken resmi birtakım  prosedürler  var. Nikah günü alabilmek için, nikah  dairesinin kendilerinden talep ettiği resmi evrakları tamamlayarak başvurmak zorundalar. İşte onlardan bir tanesi de; ‘Evlilik Öncesi Sağlık Raporu’ dur.
    Evlilik öncesi sağlık raporu Bursa’da Büyükşehir belediye sınırlarında tek merkezden  olmak üzere Gökdere Sağlık Ocağının üst katında bulunan ‘Hemoglobinopati Tanı Merkezi ve Evlilik Birimi’nden verilmekte olup, ayrıca ilçelerde yaşayan çiftlerin ikamet  ettikleri ilçelerden de alabilmeleri mümkündür.
   Başvuru sahiplerinin önemli bir kısmının, sadece nikah dairesinin istediği prosedür bir evrak olarak gördüğü, içeriğini öğrenmeye hatta merak etmeye yeltenmediği bu rapor, aslında tek bir matbuu evraktan çok daha fazlasını içeriyor.
   Evlilik için sağlık raporu almak isteyen bir kişi öncelikle nüfus cüzdan fotokopisi ve iki adet fotoğrafla başvurusunu yapıyor, ardından kişiden kan alınıyor ve akciğer röntgeni çekiliyor. Ve sağlık raporu süreci böylece başlamış oluyor. Bu süreçte öncelikle kişiden alınan kanda özellikle cinsel yol ve kanla bulaşan hastalıklar, tarama testiyle araştırılıyor. Bu testlerde Hepatit B , Hepatit C, HIV ( AIDS etken virusu ) ve Sifilis ( Frengi Hastalığı) taraması yapılıyor. Ayrıca Talasemi Hastalığı ( Akdeniz Anemisi) taşıyıcılığı ve diğer hemoglobinopati taşıyıcılığı HPLC yöntemiyle araştırılıyor. Kişilerin hemogramlarına (kan değerlerine) bakılıyor. Çekilen akciğer röntgenlerinde ise kişiler Tüberküloz ( Verem hastalığı) yönünden inceleniyor. Tüm bu incelemelerin sonunda her şey normal çıkarsa işte o, matbuu evrak olarak düşünülen  ‘Evlilik Öncesi Sağlık Raporu’ düzenleniyor.
    Evlenmeye karar vermiş olan kişileri tüm bu testlerden geçirmenin sebebi ise tabiiki problemi çıkanların evlenmelerine mani olmak değil, kişileri kendi sağlığı, evlenecekleri kişinin sağlığı dolayısıyla yeni doğacak nesillerin sağlıkları ile ilgili tehlikeler konusunda haberdar etmek  ve korunma yolları hakkında onları bilgilendirerek , gereğinde sağlıklı bebek sahibi olmaları için ilgili  yerlere yönlendirmektir.
   Örneğin Talasemi Hastalığı (Akdeniz Anemisi) kalıtsal bir hastalıktır. Özellikle Akdeniz ülkelerinde görülme sıklığı artar, ülkemizde de özellikle Akdeniz bölgesinde ve göçmen vatandaşlarımızda sıklığı artmak üzere Bursa ilinde 2008 verileri ile ortalama  %2,18 oranında  Talasemi taşıyıcılığına rastlanmaktadır. Talasemi taşıyıcılığı kişilere ebeveynlerinden genetik olarak aktarılan bir durumdur, kişide bir şikayete yol açmaz yani taşıyıcılık bir hastalık değildir. Fakat iki talasemi taşıyıcısı bireyin evliliği durumunda % 25 olasılıkla Talasemi Hastası bir çocuk dünyaya gelecektir. Talasemi hastası olan çocuklar bebekliklerinden itibaren kan nakilleriyle yaşatılan ve sürekli kan nakli yapmanın verdiği sıkıntı ve sorunlarla karşılaşan, sonuçta aile psikolojisinin etkilendiği aynı zamanda aile ve ülke ekonomisinin zarar gördüğü bir tablo oluşturmaktadırlar. Oysaki özel tarama testleriyle  kişilerin talasemi taşıyıcısı olup olmadığı belirlenebilmekte ve eğer iki taşıyıcı kişi evlenecekse çiftin genetik danışmanlık alarak talasemi hastası çocuk sahibi olması önlenebilmektedir.
   Benzer bir şekilde ortalama %2.4 oranında görülen ve  günlük hayatta kişiye bulaşması mümkün olan ( berberde traş olmak, steril olmayan aletlerle yapılan manikür-pedikür, kanla temas etmiş ortak kullanılan eşyalar öreneğin diş fırçası vb.) ve belirli bir zaman hiçbir belirti vermediği için taşıyıcı olan çoğu kişinin bundan haberdar olmadan yaşadığı Hepatit B taşıyıcılığı bu testlerle ortaya çıkabilmektedir. Genellikle kan ve cinsel temas gibi yollarla bulaşan bu tür durumlarda evlenecek eşe Hepatit B aşısı ücretsiz olarak yapılmakta ve aşı programı tamamlanan kişinin karşı taraftan Hepatit B bulaşı engellenebilmekte, aynı zamanda taşıyıcı olan bireyin gerekli kontrolleri ve tetkikleri yapılarak ileride ortaya çıkabilecek ağır karaciğer hastalıkları önlenebilmektedir.
    Bir diğer önemli konu ise toplumda genellikle eski zamanların hastalığı olarak görülen ama son yıllarda özellikle görülme sıklığında artış yaşanan Tüberküloz yani Verem Hastalığı’dır. Tüberküloz vücut direnci herhangi bir nedenle düşmüş her yaştan ve her cinsten insanda görülebilmektedir ve damlacık yoluyla bulaştığı için toplu yaşanan her ortamda kişi,bu hastalık etkenine maruz kalabilmektedir.( Toplu ulaşım araçları, kalabalık ortamlar, vb.. ) Günümüzde tedaviye direnç gösteren tüberküloz vakalarının sayısındaki artış da uzmanlar tarafından dikkat çekilen bir konudur. Evlilik öncesi sağlık raporu verilirken kişiler en azından hayatlarında bir kez bir akciğer röntgeni ile değerlendirilmekte ve olası bir akciğer tüberkülozundan şüphelenildiğinde gerekli kurumlara sevki yapılarak aktif verem hastalığı olup olmadığı kesinleştirilmekte, eğer verem hastalığı teşhis edilirse de kişinin tedavi edilerek aktif bulaştırıcılığı engellendikten sonra evlenmesine izin verilmektedir. Böylelikle farkına varılmamış ve aile içi ev ortamı bulaşması çok kolay olan bir hastalığa diğer bireylerin yakalanması engellenmiş olmaktadır.
    Bu örnekleri yapılan bütün testler için tek tek açmak mümkün olup hepsinde  farklı bir hastalık için  koruyucu hekimlik ve tedavi imkanı sunulabilmekte , kişiler mevcut durumları ve olası tehlikeleri hakkında bilgilendirilmekte, aynı zamanda aile planlaması hakkında talepte bulunan kişilere yardımcı olunmakta dolayısıyla toplum sağlığı adına önemli bir hizmet sunulmaktadır.

    Sağlıklı topluma ulaşmanın  yolu, sağlıklı nesiller yetişmesinden geçmektedir. Genellikle aktif üreme çağındaki  bireylerin başvurduğu evlilik öncesi sağlık taramaları da toplum sağlığını korumak ve geliştirmek için çok önemli ve gerekli olan işlemlerdir.


İl Sağlık Müdürlüğü

Nalan YILDIZ